Güney Amerika REHBERİ

Peru’nun ve Şili’nin yarısını dolaşmış, Bolivya’nın üçte birini görmüş, defalarca da aktarma için Brezilya Sao Paulo Graulhos Uluslararası Havalimanını kullanmış birisi olarak, bu taraflara gidecekler için bir rehber hazırladım:

Başta peşin söyleyeceğim, aşağıda bahsedeceğim ülkelere gidecekseniz sadece başkentlerle sınırlı kalmayın. Gerçi Türkiye merkezli tur firmaları Peru-Bolivya-Şili gezileri düzenliyorlar ve mümkün olduğunca gezdiriyorlar ama ben bireysel olarak seyahat edenleri hedefledim açıkçası… Turlarla gezmek zahmetsiz ve kolay gelebilir fakat sizi özgür kılmaz. Bununla beraber tur firmaları bireysel olarak size hizmet verebiliyorlar, sizin istediğiniz rota üzerinde sizin istediğiniz biçimde program çizip gönlünüzce gezip tozmanıza yardımcı oluyorlar ama beni bir dinleyin kararınızı ondan sonra verin.

Ben ilk seyahatimi Ejder Turizm aracılığıyla gerçekleştirmiştim ama düzenlenmiş mevcut bir tur programına katılarak değil… Onlar benim görmek istediğim güzergâhta bana has bir bireysel tur organize etmişler ve bir şoför, bir araçla Peru ve Bolivya’yı gezdirmişlerdi. Talep edilen ücretin, organizasyonlu/çok kişili turların biraz üzerinde olması da normaldi ve itiraz edecek durumum yoktu.  Bu geziden memnun kalınca birkaç ay sonra aynı şekilde bir de Şili gezisi talep ettim, ne var ki bu defa astronomik bir rakamla karşıma çıktıklarında şaşırdım. Evet, geçen seferki gibi planlı bir tur fiyatının üzerinde ücret bekliyordum ama bu kadar korkunç değil… Ejder Tur’un benden istediği fiyatla herhalde bir-iki aylık güzel bir dünya turu filan yapabilirdim. Haliyle yeni arayışlara girmek zorunda kalmıştım ve internet aracılığıyla Gazella Turizm’i keşfetmiştim.  İstediğim Şili-Bolivya bireysel tur için verdikleri fiyatı uygun bulunca Gazella Turizm’in organizasyonuyla bu defa Şili’yi bir şoför ve bir araçla boydan boya katetmiş, oradan 2. Defa Bolivya’ya geçmiş ve muhteşem bir on beş gün geçirmiştim. Atacama Çölleri ile And Dağlarında süren bu yolculuğun tadı damağımda kalınca bu son seyahatten sadece birkaç ay sonra yeniden Gazella Turizm’e müracaat ederek yeni bir Şili-Peru gezisi talep etmekte gecikmedim tabii, ancak gariptir bu defa tıpkı bir öncesinde Ejder Turizm’in yaptığı gibi astronomik bir fiyatla karşıma çıkınca ‘n’oluyor acaba’ moduna girmekte gecikmedim. Hayır, fiyatları bilmesem, önceki deneyimlerim olmasa üç gecelik Peru kırsalı için 5000 dolar istenmesinin arkasında bit yeniği aramayacağım ve direk vazgeçeceğim ama biliyorum işte ve bu garipliğe teslim olmak istemiyorum. Böylece kendi işimi kendim görme fikri oluştu. İnternetten bulduğum yöresel tur firmalarıyla anlaşarak daha önceki harcamalarımın yarısını bile bulmayan fiyatlarla (Gazella Turizm’in benden 5000 dolar istediği karayoluyla 3 günlük Lima-Ayacucho-Huancayo-Lima  paketini 350 dolara hallettim, hatta ilaveten uçuş dahil 400 dolara da 3 gün Amazon Turu aldım) üçüncü gezimi tanzim etmiş oldum. Bu da bana ders oldu. Şiddetli tavsiyem eğer grup gezilerini değil benim gibi bireysel seyahati tercih ediyorsanız tur firmasına hiç gerek yok, sakın kapılarını dahi çalmayın. Hem gönlünüze göre, hem de çok daha ucuz biçimde internetten istediğiniz seyahat planı oluşturabiliyorsunuz. Bu yüzden beni bu yola sevk eden Gazella ve Ejder Turizm’e teşekkürü borç bilirim, yoksa senede bir iki defa bu tur firmalarına para kazandırmaya devam ediyor olacaktım. Bunun yanında benim gibi bireysel değil, organize-çok kişili turlarla seyahat edecekseniz bu iki tur firmasını da tavsiye ederim, o ayrı, çünkü G. Amerika konusunda gayet uzmanlar ve tur programları çok geniş bir yelpazede yer alıyor.

Bu seyahatlerle ilgili bir sitemim de Türk Hava Yolları’na olacak… İstanbul Sao Paulo arası 13 saatTHY, kalkıştan sonraki yiyecek servisinin ardından pencereleri kapattırıyor, ta ki varmaya yakın servise kadar. Bu da demektir ki en az 10 saat karanlıkta yolculuk yapıyorsunuz. Şimdi birincisi, gece olsa sesimi çıkarmayacağım ama sabah saatlerinde kalkış yapıp, akşam üstü gideceği destinasyona varan uçağın içinde saatlerce yolculuk yapan insanı nasıl karanlığa mahkûm edersiniz? Ben uyuyamıyorum mesela ve yolculuk bir kâbusa dönüşüyor. Uyuyanlar oluyor elbette, onlar için de zaten uyku bandı dağıtılıyor. Kaldı ki, benim gibi gezginler için pencere kenarında seyahat etmek ve yukarıdan dünya coğrafyasını seyretmek keyiflerin en büyüğü olduğunu belirtmeme gerek yok. Ben başka havayollarıyla başka uzun yolculuklar da yaptım, böyle bir pencere kapattırma uygulamasıyla karşılaşmadım. Kabin memurlarına bunu anlattığım zaman, bazısı radyasyon nedeniyle diyor bazısı da jet-lagın önlenmesi için diyor. Fakat hiçbir kaynakta 10.000 metre yüksekte tehlikeli radyasyona maruz kalınacağına dair bir bilgi yok, araştırdığım kadarıyla havacılık terminolojisinde de bu ibareye rastlanmıyor.  Jet-laga gelince, bu da uçaktaki yolculukla ilgili olamaz, gittiğin ülkeyle yaşadığın ülke arasındaki saat farkı nedeniyle oluşan uyku saatlerinin değişmesiyle ilgili bir durum. Uluslararası Havacılık Kuruluşları, yalnızca ‘uçuş sırasında perdelerin  kapatılmasını önermektedir ancak ceza uygulaması gerektiren katı bir kural da yoktur ve koymamışlardır.‘ Evet 60’lı 70’li yıllarda farklı havayollarında bu uygulama yaygınmış ama artık bütün gelişmiş firmalar yolcuların seyahat bilinci nedeniyle bundan vazgeçmiş. THY bu ilkel uygulamayı hâlâ neden devam ettiriyor anlamış değilim.

Şimdi havalimanları. Sao Paulo, G. Amerika’nın aktarma noktası gibi bir görev üstlenmiş, Ortadoğu’dan, Afrika’dan hatta Avrupa’dan gelenler buradan diğer G. Amerika ülkelerine devam ediyor. Haliyle insanların ikinci uçağı beklediği bir alan konumunda… Ben İstanbul’dan THY ile Sao Paulo’ya uçuyorum, yaklaşık 12-13 saat sürüyor. Sonra yerel havayollarıyla hangi ülkeye gideceksem onu tercih ediyorum. Burada hatırlatmam gereken çok önemli bir husus var, THY akşam üstü 17.00-19.00 saatleri arasında Brezilya’da oluyor (bizdeki saat uygulamaları nedeniyle kışın uçarsanız yerel saatle 17.00 civarında, yazın uçarsanız 19.00 da SaoPaulo’da oluyorsunuz). Tahminim diğer ülkelerden gelen uçaklarda aynı saatte inince burada başka ülkelere gidecek yolcu sayısı birden artıyor. İşte bunu fark etmiş yerel havayolları, diğer G.AMERİKA ülkelerine devam edecek  yolcular için akşam ve gece uçakları astronomik rakamlara yükseltmişler. Şöyle bir kıyas yapmak mümkün, normal şartlarda THY ile İstanbul-SaoPaulo ekonomi gidiş dönüş 3.500 TL.(2016 itibariyle) civarında. Eğer Sao Paulo’da inince beklemeden gideceğim diğer ülkeye devam edeyim diyorsanız akşam saatlerinde Sao Paulo’dan Santiago’ya veya Lima‘ya uçmak için en düşük bilet 2.500 TL. den başlıyor. Oysa sabah durum değişiyor; bilet fiyatları 800, 1000 TL civarına düşüyor. Öyle olunca da ya bir geceyi Sao Paulo otellerinden birisinde geçirmek ya da havalimanında beklemek arasında tercih yapma durumunda kalıyorsunuz. Sao Paulo Grulhous Havalimanı beklemek için en konforsuz koltuklara sahip… Herhalde bir insan nasıl rahat ettirilmez de şehirdeki otellere gönderilir diye bir yarışma düzenlediler ve birinciliği bu koltuklar kaptı. Bir saat duramazsınız. Tam bir ‘kırk katır mı yoksa kırk satır mı’ durumu. Hayır, bir de benim bildiğim bu türlü merkezi ve büyük havalimanlarının içinde ‘AİRPORT OTEL’ olur ve uzun süreli beklemelerde cebinizde paranız varsa gider kalırsınız. Sao Paulo’da bu da yok, daha doğrusu var, sadece gümrüksüz alanda transit yolcular için var… Benim gibilerin işini görmüyor, hangi havayolu firması 8-9 saat önceden çek-in yapar da seni gümrüksüz alana geçmeni sağlar ki? Oysa daha sonra göreceğim Santiago Havalimanı çok çok iyi, hem airport oteli var hem de koltuklar kanepe kıvamında, değil 3-5 saat 10 saat bile oturulur, yatılır, kalkılır, o kadar rahat, otele dahi gerek yok. Sao Paulo’nun sıkıntısı bu kadarla da bitmiyor. Kafeteryalar, hediyelikçiler, lokantalar vs. döviz kabul etmiyor. Yabancı bir ülkede kredi kartı kullanmaktan korkanlardansanız, ya da benim gibi bütün kredi kartlarını katılım bankalarından almışsanız mecburen Brezilya parası alacaksınız.

Madem konu açıldı, Katılım Bankası mevzuusu da ayrı bir dert, Müslüman olmayan ülkelerde kartları geçmiyor efendim, buradan benden duyun, şubedeki şeflere söyledim onlar da inanamadı. Ben nasıl öğrendim anlatayım, Brezilya’dan sonra Şili’de de kullanamayınca Türkiye Finans’a Twitter’dan yazdım, ‘kartınızı Brezilya’da, Şili’de neden kullanamıyorum,’ diye… Önce, ‘içkili yerlerde kullanmışsınızdır ondandır’ diye bir yanıt geldi. Ben de butikte, hediyelik eşyacıda filan da kullanamadığım konusunda ısrar edince araştırıp size dönelim dediler. Bir gün sonra gelen yanıt şu; ‘Kartımız Müslüman olmayan ülkelerde geçerli değilmiş!Sao Paulo Havalimanında uzak durma şansınız pek yok ama katılım bankalarından uzak durma şansınız var. Ben Türkiye Finans kartını Müslüman olan ülkemde de kullanmayı kestim artık yakında iptal ettiririm.

Neyse konu dağıldı ama gerekliydi. Evet, Sao Paulo Havalimanı büyük, kullanışlı, kafeterya vs. yönünden zengin ama asla konforlu değil, koltuklarında işkence çekeceğinizi bilerek hareket edin. Bir de sakın buradaki free-shoplardan alışveriş etmeyin. Ben ettim, aynı ürünü İstanbul free-shoplarında en az yüzde 25 daha ucuz görünce de hayıflandım.

Sao Paulo’yu toparlayacaksak, devam edecek uçuşunuz için büyük bir ihtimalle 7-10 saat bekleyeceğinizi bilin. Ha, ucuz pahalı fark etmez akşamdan yoluma devam ederim diyenlerdenseniz zaten yukarıda döktüğüm dil sizi hiç bağlamaz, cüzdanınıza kuvvet. Free-shoplarda oyalanmanıza gerek yok, direk geçin. Ve yerel havayolları olan TAM’ı LAN’ı boşverin GOL’e takılın. Santiago ile ilgili bir başka blogumda bu yerel havayollarını detaylıca anlatıyorum, aşağıda linki var, oradan okuyabilirsiniz. Burası bu kadar…

Şili’nin başkenti Santiago’ya gelince; havalimanından yukarıda bahsettim, son derece konforlu.  Elbette buranın da bir kusuru var, çek-in yaptıracağınız giriş bölümünde de oturacak koltuk yok. Erken gittiyseniz ve bilet aldığınız havayolu daha gişesini açmadıysa yandınız. Kafeteryalara takılacak ve para harcayacaksınız Başka çareniz yok.

Santiago Arturo Benitez Benitez Uluslararası Havalimanından çıkar çıkmaz etrafınızı birileri sarıyor ve taksi lazım mı diye soruyor, bakıyorsunuz yakalarında ‘taksi info’ türünden bir şeyler yazıyor… Onları tercih etmeyin, ne olduğunu anlamadım ama dışarıda sizi ticari olmayan taksilere yönlendiriyorlar. Havalimanından çıkın ve ticari taksilerden birisine binin, taksimetresini açıyor ve siz de gönül rahatlığıyla binip istediğiniz yere gidiyorsunuz.

Santiago şehri ile ilgili bilgilere şu linkten ulaşabilirsiniz, orada detaylıca anlattım:

Şili – 1 (SANTiAGO)

Şimdi gelelim Peru’ya. Lima Jorge Chavez Uluslararası Havalimanında mimari olarak Santiago Havalimanına çok benziyor. İnce uzun, girişte havayollarının çek-in standları, arkada peronlara bakan kısımda ise bekleme salonları… Çek-in den sonra gümrüksüz alana girmeden önce küçük bir alışveriş merkezi kıvamında genişçe bir alan var, alışverişi buradan yapın çünkü gümrüksüz alanı geçince free-shoplarda aynı ürünler biraz daha pahalı. Hem Brezilya’nın aksine burada yöresel ürünler bulabiliyorsunuz. Santiago kadar olmasa da Lima Havalimanı da rahat koltuklara sahip diyebilirim.

Lima’da taksimetre yok. Pazarlık etmeden binmeme rağmen uzun mesafelerde öyle çok para istemediler benden. Zaten alışveriş yaparken de pazarlığa izin vermemeleri sizi kazıklamadıkları yönünde güven duygusu uyandırıyor. Pazarlığı sevmiyorlar belli, bu da kötü bir özellik değil…

Lima ile ilgili gözlemlerime şu linkten bakabilirsiniz:

Sanrılı Kent: LİMA

Bolivya LaPaz El Alto Havalimanı ise küçük, kullanışlı ama asıl önemli olan hâlâ 60’lar kafasıyla işliyor olması. Hem x-ray dan geçip hem de valizlerin didik didik aranması nasıl bir mantık örneği söyleyin bakalım; hiç abartmıyorum tam böyle. Zaten Bolivya’ya uçarken uçakta dağıttıkları form dahi ayrı bir meşakkat… Brezilya, Şili, ve Peru’ya girerken tek sayfalık formlarda nerede kaç gün kalacaksınız türünden basit sorular varken, Bolivya cebinizdeki paradan, nerede nasıl harcayacağınıza kadar tonlarca soru soruyor.  Meğer kâbus bununla da bitmiyormuş, ülkeden ayrılırken daha beteriyle çıkıyormuş karşınıza… Havayolu gişesinde çek-inden önce kocaman bir form uzatıyorlar, doldur diye, ben böyle bir şey görmedim, duymadım… İşkence böyle başlıyor,  kuyruk uzadıkça uzuyor. Oradan bir şekilde geçip gümrüğe girince bu defa üst baş arama kuyruğu başlıyor, orayı da geçince el çantalarını dökme kuyruğuna geliyor sıra. Uçağa pelte gibi biniyorsunuz. Bolivya Havalimanlarını kullanacaksanız öyle bir saat önceden değil kesinlikle dört saat önceden gidin, çünkü zorlu bir arama tarama süreci sizi bekliyor. Ha Bolivya’ya gitmeye değiyor mu? Değiyor elbet, Bolivya muhteşem bir ülke ve keşfedilecek çok yer var. Ben iki kere Bolivya’ya gittim ama bir daha gitmek için düşünürüm çünkü Bolivya Havalimanlarında prosedürler çok fazla ve insan çok yoruluyor, gözüm yemiyor. Dilerim Bolivya Havalimanları da kısa bir süre içinde diğer gelişmiş ülke havalimanlarına benzer seviyeye getirilir.

Tabii bir de Güney Amerika ülkelerine gidince tuvalet sorunu var. Unutmayın ve yanınızda taşıdığınız el çantasına bol bol ıslak mendil istifleyin,  ne demek istediğimi anladınız…

Halklar… Brezilya’da Türklerle ilgili nötr bir hava sezdim. Çok fazla sempati duymuyorlarsa da Araplara duydukları türden bir güvensizlikle de karşılaşmadım.

Şili Halkı Türkleri seviyor. Türk Dizileri burada epey popüler…

Bolivya’da da Türkleri seviyorlar. Bolivya’nın Santa Cruz kentinden ayrılırken havalimanında el çantalarını arayan memurun, çantayı deşelemeden ‘sen geç Türk’ deyişi ve gülerek, sempatiyle gözlerimin içine bakışı hâlâ hatırımda.

Peru’ya gelince, işte burada çok şey söylemem gerekiyor. Eğer kendinizi Türk olarak ayrıcalıklı ve özel hissetmek istiyorsanız Peru’ya gidin diyeceğim peşinen. Ben Türkleri bu kadar çok seven başka bir halk görmedim. Türk olduğunuzu öğrendikleri anda size özel ilgi göstermeye başlıyorlar. Sadece başkent Lima’da değil, kırsalda da öyle. Ben Peru’nun Atacama Çöllerini de gezdim, And Dağları zirvelerinde de dolaştım, Amazon’a da gittim, değişen bir şey yok, Türküm deyince ilgi, davranış, hizmet hepsi bir anda farklılaşıyor. Elbette burada da Türk dizileri izleniyor, hatta Amazon’da hayatında bölgeden dışarıya çıkmamış yerlilerin nasıl Türk Dizisi fanatiği olduklarını gözlerimle gördüm. Bir amazon yerlisi düşünün ki bir Alman’ı biliyor, bir İngiliz’i, bir İspanyol’u bir Amerikalıyı, bir de Türk’ü… Başka dünya halklarından haberi yok. Ancak Peru halkının Türkler duyduğu sevginin sebebi diziler değil. Orada kırsalda dâhil bütün okullarda yüzyılın başında emperyalizme karşı verilen mücadelede Atatürk ve Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti sayfalar dolusu anlatılırmış. Ben Nazca’da bir hediyelikçi dükkânından alışveriş yaparken dükkân sahibinin nereli olmamızı sormasıyla başlayan ve Türk olduğumuzu öğrenmesiyle bilgisayarından bize Türk Müziği dinletmeye başlamasıyla ve satın aldıklarımızın dışında bizi hediyelere boğmasıyla neticelenen duygu fırtınasını nasıl unuturum!

Bir uyarım da ilaçlarla ilgili olacak… Benim gibi aktarmalı 16-20 saati bulan yolculuklar yapacaksanız mutlaka yanınıza ‘lopermid’ alın. Hafif bir kabızlık durumuyla zırt-pırt tuvalete gitme durumunu ortadan kaldırıyor. Uçağa binerken bir kere, aktarmada da bir kere alınca muhtemel problemleri önlüyorsunuz. Bunu sakın atlamayın, çok önemli.  Yine benim gibi birkaç iklim değiştirecekseniz yanınıza ‘katarin’, ‘aferin’ türünden ilaçlar almayı da ihmal etmeyin. Burnunuz kaşınmaya, genziniz tıkanmaya başlayınca yutarsınız ki mutlaka başınıza geliyor. Yoksa kalan yolculuğunuz nezle-hapşuruk derken bir faciaya dönüşebilir. Eğer ilacınız biterse Şili’de sorun var, eczaneler doktor reçetesi olmadan vermiyor, Peru ve Bolivya’da sorun değil alabiliyorsunuz ama G.Amerika’da ilaç isimleri farklı, yanınızda ilaç kutusu varsa orada yazan etkin maddeye bakarak muadili bir başka ilaç veriyorlar, bu yüzden ilaç kutularını atmayın derim. Bir de ilaç Peru’da çok pahalı, taneyle dahi satılıyor. Evet, her şeyin neredeyse bedava olduğu Peru’da eczaneye girince şok olmamanız için tedbirli gidin. Baş ağrısı ilaçlarını da ihmal etmeyin. Yorgunluk, yüksek rakım, jet-lag gibi faktörler baş ağrısına neden olabiliyor ve siz yanınıza en iyisi bir kutu ‘dicloflam’ alın.

Son bir notum da bu ülkelerde yabancı dil sorunuyla ilgili… İspanyolca dışında dil konuşanı bulmanız çok zor. Hele ki Peru ve Bolivya’da imkânsız (artık glaballeşmiş basit/ortak kelimeleri bile anlamıyorlar)… Havaalanları haricinde İngilizce konuşabileceğiniz ne bir lokanta, ne bir alışveriş merkezi ne de eğlence yeri bulabilirsiniz. Bunu göz önünde bulundurmayı da unutmayın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: