KAPİTALİZM

Birkaç gün önce büyük marketlerden birisinde alışverişimi yapmış ödeme için kasa sırasına girmiştim. Önümde kırklı yaşlarda bir kadın vardı ve küçük bir sepete aldıklarını kasiyer barkoddan geçiriyordu. İşlem bitince kasiyerin istediği tutar kadını bozguna uğratmış göründü ve utana sıkıla parasının yetmeyeceğini, bir kısmını geri bırakması gerektiğini söyledi. Ardından açıklama yapma gereği duydu, “Karı-koca devlet memuruyuz, bir çocuğumuz üniversitede okuyor, öbürü üniversiteye hazırlanıyor, okul ve dershane ücretlerine yetişemiyoruz,”

Yeryüzünün kentleşen ve kentleşmeyle birlikte gelen gereksinimlerden faydalanan kesimler için her geçen gün para ihtiyacı artıyor.

Yalnızca son yirmi yılda ne kadar fazla ürün girdi hayatımıza bir düşünün…

Bir kaçını sayalım; cep telefonu, bilgisayar, internet, fitness cihazları, kozmetik ürünler, dershaneler, özel üniversiteler, özel hastaneler, çocuk mamaları ve bezleri…

Bir de yaygınlaşan ve artık mecburî hale gelenler var; televizyon gibi, iş hayatının çapı kilometreleri aştığı için seyahatler gibi, kentler büyüdüğünden ulaşım ücretleri gibi…

Ve bunları kullanmaktan doğan enerji sarfiyatıyla vergiler…

Yani her bir ürün kuyrukluyıldız…

Ürünü elde etmekle iş bitmiyor elbet! Her sene yeni modelini üretiyorlar ve bir anda elinizdeki eski ürün oluveriyor.  Şaşaalı tanıtımlar ve teşviklerin doğurduğu özentiyle sahip olduğunuzu yenileme ihtiyacı duyuyorsunuz haliyle… Siz duymasanız çocuğunuz arzu ediyor, onu diğer arkadaşlarının yanında boynu bükük bırakmak istemiyorsunuz.

Sürekli para harcayacak şeyler çıkıyor karşınıza.

Amaç da bu zaten, tüketimi çoğaltmak…

Kapitalizm basitçe bu…

Böyle bir düzende gelir-gider oranını sağlamak mümkün mü?

Orta halli bir aile yalnızca çocuğuna iyi bir eğitim verebilmek uğruna gelirinin üzerinde harcama yapmak zorunda günümüzde… İyi yiyip içme, iyi giyinme ve iyi sosyal şartlar, daha bir sürü madde sıralanbilir böyle… Her yer para tuzağı; dershaneler, üniversiteler, kurslar, özel öğretmenler… Hele bir de özel üniversitelerin ‘hazırlık’ adı altında okuttukları bir ilk yıl var ki para tuzağının daniskası. Güya İngilizce öğretiyorlar! Hayır, yalnızca öğrenciyi dört yıl değil, beş yıl söğüşlemek için icat edilmiş maddî kurnazlığın bir çeşidi. Dershane mevzuuna girmiyorum bile, Milli Eğitim Bakanları utansın…

Ne oluyor?

Para yetmiyor, borçlanma son sürat… Borç yüzünden hapse tıkılan insanlar katlanarak artmakta. Ailesini, işini, şehrini kaybeden insanlar hızla potansiyel suçluya dönüşme evresinde…

Gelirinin üstünde harcama yapıp bankalara şahıslara borçlanan insanları suçlamak, cezasını çeksin demek kolay. Çocuğuna iyi bir eğitim vermek isteyen, artık ‘ihtiyaç’ haline gelmiş bilgisayar, cep telefonu sahibi olmak isteyen insana git kırsalda yaşa demek mümkün mü?

Kaptalizm işte bu noktaya dayandı; insanlar sürekli para arayışındalar.

Maddiyatla ilgili suçlar hızlı bir tırmanışta.

Tefecilik aldı başını gidiyor.

Bankalar tefeciden beter.

Devlet de öyle de neyse arada bir af çıkarıp borç faizlerini siliyor bari.

Para eksenindeki her şahıs, her kuruluş risk altında…

Eskiden insanlar birbirinden borç alabiliyordu artık o da kalmadı.

Paraya dayalı suçlar artıyor, yolsuzluklar da… İnsanlar illegal yoldan para kazanabilmenin çarelerini arıyor. Balon patlayacak kadar şişmedi ancak patlayacağının sinyallerini veriyor yavaş yavaş. Şahsî öngörüm bir kaç on yıl sonra kapitalizmin sonuna gelinecek zira toplumsal hezeyan dizginlenemez bir çığ haline gelmek üzere, yazın bir kenara…

Ve bu konunun can damarı olan en mühim kısım; yeni nesil bu para kavgasının içinde büyüyor, dünyayı ‘maddi’ kavramına sarılarak öğreniyor, maneviyet/duygusallık/şefkat hızlı bir biçimde köreliyor. Yardımlaşma denen bir kavram lügatlardan çıktı çıkacak… Koşulsuz sevginin yerini  çoktan menfaat sevgisi aldı.

Çiftlikteki tavukların önlerine serpilen bir tas mısıra nasıl saldırdığını hatırlayın. Hâlbuki çiftçinin mısırına mahkûm olacaklarına tarlaya çıkıp toprak eşeleseler farklı lezzetler tadacaklar.

İnsanlar da kapitalizmin tavukları işte…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: